© 2017 by SDMIM Mimarlık | Architecture

SDMIM - Şeyh Sinan Mah. Hülya Sk. Amaç İş Hanı Kat:3 No:24

Çorlu / Tekirdağ / Turkey

T: +90 (0) 282 654 14 13 T: +90 (0) 553 064 8 444

HAMİYET EVLERİ (PENDİK BELEDİYESİ) | CEPHE TASARIMI  | 2011
HAMİYET HOUSES (PENDİK MUNICIPALITY) | HOUSING PROJECT | 2011

     Bizden, İstanbul-Pendik’te tasarımı henüz yapılmış olan bir yapıya cephe tasarlamamız istendi. Başka mimarlar tarafından tasarlanmış bir yapıya, cephe çizmemizin doğru olmadığını, cephe-plan ayrımının bu kadar kesin farklılıklar taşımadığını belirttik.  Ancak tasarımı gerçekleştiren mimarların rızasının alındığı söylendi. Bunun üzerine vereceğimiz hizmetin sınırlarını eğer “cephe” kelimesi oluşturuyorsa neler yapabiliriz diye düşündük ve meraklandık. Meraklandık çünkü ofis olarak sadece cephe tasarımına olan yaklaşımımızın nasıl olacağını görmek istedik. Bu cümle üzerine; “Mimar olarak neyi nasıl yapacağınız belli değil midir?” diye sorular gelebilir. Hemen cevaplayalım: Hayır, biz her projeye sıfırdan başlıyor ve hiç birşeyi belirlemiyoruz, sürecin bizi götüreceği yeri etkilemek istemiyoruz.

   Üzerine çalışacağımız yapı; Pendik Beldiyesi’nin, muhtaç kadınların çocukları ile birlikte bir süre hayatlarını sürdürüp iyi vakit geçirebilecekleri aynı  zamanda da mesleki eğitim ve sosyal yardım alabilecekleri bir projesi olan: “Hamiyet Evleri”.  Projenin sosyal boyutundan iki kelime “özellikli” olarak ayrıldı zihnimizde.  Bu kelimler:  “kadın” ve “evleri” kelimeri. Bu iki imge, bize tasarımı ve süreci şekillendirecek olgular gibi göründü.

    Sürecin başında, öncelikli olarak mevcut yapıyı tanımak için bir takım diyagramlar çıkardık. Bu diyagramlar sayesinde, yapının bize sağlayacağı hareket alanını belirlemek istedik. Yapı sekiz katlı ve bir de çatı arası olan bir bina. İlk üç kat ortak kullanım alanları, üst katlar ise evlerden oluşuyor. Taşıyıcı sisteme dokunamayacak oluşumuz ve de tasarlayacağımız cephenin maliyetinin yüksek tutulamayacak oluşu bizi sınırlandıran başlıca öğelerdi.

    Bütün verileri ve sınırları ortaya koyduk: “Ucuz,değiştirilemez taşıyıcı, çok işlev, kadın, evler”. Teknik meseleler dışında elimizde bir takım “çağrışımların” kaldığını gördük. Evinden ve alıştığı yaşamdan ayrılmak zorunda kalan kadınların ve varsa çocuklarının, gelip sığındıkları bu yerdeki yeni evlerini benimsemeleri çok önemli. Evet yapı birden çok “ev” den oluşuyor. Buranın tipik bir "devlet yurdu" olmadığı ya da bunun hedeflenmediği açık. Öyle ise yapısal anlamda evleri birer tektonik olarak vurgulamak önemli dedik. Bunun yanında ilk üç kat farklı işlevler içeriyor öyle ise bu katları evlerden koparmalıyız diye düşündük. Diğer bir çağrışım ise “kadın” kelimesiydi. Madem burası kadınlara has bir yer olacaktı öyle ise bu hissiyat meydana getirilmeliydi. Bunun en kolay yolu çağrışımsal görselliklerden geçiyordu. Kadın kelimesinin içinde taşıdığı, narinlik, fıtri gizlenme arzusu ve de mahremiyet öğelerini sağlamak adına tarihsel bir takım yapı elemanları kullanmaya karar verdik.

   Birçok görsel çağrışım aracılığıyla, metinlerarasılık (intertextuality) oluşturup bir tür üstkurmaca (metafiction)  hedefliyorduk. Farklı çağrışımları üst üste bindirerek; kadınlara ait ve bir çok evden oluşan bir yapıyı görselleştirmek derdindeydik. Tasvir edecek olursak: İlk iki katı insan ölçeğine yaklaşan bol saçaklı bir birim olarak düşündük. Giriş katı ve ilk karşılaşılan birim olması sebebiyle ise “kadınsı” lık çağrışımını buraya yükledik. Üçüncü katı üst katlardan koparmak için belli miktarlarda geri çekme yaparak, modern malzemelerden ve ölçülerden yararlandık. “Evler” hissiyatı ise her katta sekiz adet bulunan evlerin cephelerinin geleneksel yapı öğeleri ile modern öğelerin kontrastının kullanılması ile oluşturduk.  Tabi üçüncü katta olduğu gibi yapısal geri çekmeleri ve de çıkmaları uyguladık.

   Sonuç olarak birden çok çağrışımın (sığınma, yuva, tektonikler, ev-evler, kadınsı, narin) katmanlandırılarak fakat alışıla geldiği gibi salt, bir “kolaj” yapmaktan ziyade çağrışımsal görsellikler ile birlikte pahalı olmayan bir cephe tasarımı gerçekleştirdik.